Showing posts with label mystery. Show all posts
Showing posts with label mystery. Show all posts

June 8, 2013

Jellicoe Road by Melina Marchetta

Jellicoe RoadJellicoe Road by Melina Marchetta
My rating: 5 of 5 stars

Abandoned by her mother on Jellicoe Road when she was eleven, Taylor Markham 17, finally confronts her past. Hannah, the closest adult she has to family, disappears. Jonah Griggs, moody stares and all, is back in town. If Taylor can put together the pieces of her past, she might just be able to change her future.

4.5

Hep YA kitapları sevmediğimden bahsediyorum, sonra böyle bir kitap çıkıp bütün söylediklerimi yediriyor bana. Neyse ki nadir bulunuyorlar da “YA kitapları çok seviyorum” demeye başlamıyorum.

Ben de farkındayım, yukarıdaki hap kadar özet kitapla ilgili hiçbir şey açıklamıyor. Zaten kitaba başlayınca da yaklaşık 100 sayfa insanın aklını iyice karıştırıyor. Ama devam ettikçe görüyoruz ki bu kazara yapılmış bir şey değil, yazarın okuyucuyu hazırlaması. Neyse, bir kısa özet de ben verip iyice karıştırayım aklınızı:

Taylor 11 yaşında annesi tarafından terk edilmiş, şimdi 17 yaşında bir kız. Suça eğilim göstermiş çocukların okuduğu bir yatılı okulda kalıyor. Bu sorumluluğu almak istemese de “bölge savaşları” için okulun lideri seçiliyor. Zaten yeni görevi yüzünden tedirgin olan Taylor; bir de akıl hocası, arkadaşı ve kendisine yakın olan tek yetişkin Hannah ortadan kaybolunca iyice huzursuz oluyor. Taylor bu kayboluşun annesiyle ilgili olduğundan emin olsa da elinden beklemekten başka bir şey gelmiyor. Zaten bölge savaşlarındaki rakiplerinden biri olan Jonah Griggs ve her gece rüyasında ona bir şeyler fısıldayan çocuk onu yeterince oyalıyor.

YA bir kitap ve benim karakterlerle ilgili problemim yok, çok şaşkınım. Ama karakterler dışında 1-2 durumdan da bahsetmeden olmaz.

Her ne kadar geçmişle bağlantılı olsa da “bölge savaşları” bölümleri fazladan eklenmiş hissi uyandırdı. Bölge savaşlarından kısaca bahsedilip ayrıntıya girilmeseydi belki de daha iyi olurdu. Birkaç savaş hareketi gösterip sonra kitap başka notkaya çekilince, kitabın (en azından günümüzde geçen bölümlerinde) olmasa da olur gibiydi. Geçmişten açıklama yapılacak diye oraya konmuş galiba ama kitabın ana konusu ve devamlılığıyla ilgisi yoktu. Sonu boş kaldı.

Kitabın ilk 100 sayfası kaç kere bırakmayı düşündüm hatırlamıyorum. Nerede geçmişten bir şeyler görüyoruz, nerede Taylor’ın rüyasına konuk oluyoruz, okulda neler oluyor… hiçbir şey net olarak anlaşılmıyor. Aslında bundan hem bir problem hem de övgü olarak bahsedebilirim. Çünkü o zorlu kısım bittikten sonra aslında yazarın okuyucuyu o 100 sayfayla hazırladığını ve kitabın gerçekten de öyle kurgulanmasının etkisini arttırdığını görüyorsunuz.

Marchatta, karakterleri derin, karmaşık ve gerçek yapmayı becerebilen bir yazar. Okuduğum diğer kitaplarında da durum böyleydi. Yalnız maalesef konuyu çok çabuk melodrama çeviriyor –ki herhalde bu kitabı gerçekten beğenmemin sebebi her şeyin dengeli olmasıydı. Jellicoe Road Melina Marchetta’nın okuduğum 4 kitabından biri. Üzülerek söylüyorum ki, okuduğum kitapları arasında da tek beğendiğim bu. Ama yazarın başka kitaplarına da şans verir miyim, bilemiyorum.


http://www.bookdepository.co.uk/Jellicoe-Road-Melina-Marchetta/9780061431852?a_aid=Meltem

March 10, 2013

Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (Millennium, #3) - Stieg Larsson

Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (Millennium, #3)Arı Kovanına Çomak Sokan Kız by Stieg Larsson
My rating: 4 of 5 stars

We could expect it: the Lisbeth Salander is not dead, but a bullet to the brain makes your life hangs by a thread. While it remains isolated in a hospital room under police surveillance, will share the corridor with his worst enemies: the Alexander Zalaixenko in Zala.

In Mikael Blomkvist, meanwhile, is about to publish one of his fearsome newspaper articles, which shake the Swedish society and questioned the credibility of the system security and justice in the country. And who will be in Mikael reveal the perverse connection that kept these estates with the heroine who, despite their wounds, get to use your hacking skills to get out of a trap of unimaginable dimensions. 

Millennium Üçlemesi için genel yorum.



Arı Kovanına Çomak Sokan Kız

Raiting 4/5

Bu kitap için nereden başlasam bilemiyorum. Aslında kitabın büyük kısmında 3 yıldızdan fazla puan vermeyi düşünmezdim. Sonra ne oldu da 4 yıldızla bitirdim onu da bilemiyorum.

İkinci kitabın sonu, bu kitabın Lisbeth'e odaklanacağı gibi bir izlenim bırakmıştı bende. Ama bu kitap tam tersi yan karakterlere daha çok odaklanmış. Sapo'nun geçmişi, Servis'in kurulması ve gizliliğinin sağlanması derken İsveç'te bu hayali derin devlet nasıl işlemiş, önüne çıkanları, en ufak tehdit olarak gördüklerini nasıl ortadan kaldırmış gördük. Politik oyunlardan hoşlanmayan bir okuyucu olarak bu kitap benim için çok ama çok yavaştı. Kitabın son çeyreğine gelene kadar Lisbeth'in Lisbeth'lik yaptığı yerler dışında kitabın içine girmekte zorlandım. Ama mahkeme başladığı andan itibaren yine elimde bırakamadım.

Bu kitapta öncekilere oranla çok daha fazla kusur bulabilirim. Lisbeth'in sağlık durumu önce benim için fazlasıyla gerçek dışıydı.
Kafasından vurulup hiçbir yan etkiyle karşılaşmadan iyileşmesi saçma gelmişti. Ama sonra aklıma kafasından vurulup 4 günde kendine gelen İbrahim Tatlıses geldi ve
Lisbeth'in durumunun o kadar da gerçek dışı olmadığına karar verdim (Aynştayn mode: on)

Mikael'in sevişgenliğinden sıkıldım, Erika üzerinden yaratılan yüzeysel drama hiç ilgimi çekmedi, iki ana karakterin birleşmesi gibi bir beklentim hiç olmadı ama yine de sonu tatmin edici değildi. Sapo'nun Aptallar Masası'nın amacını bu kadar geç anlaması çok amatörceydi. Yıllarını bu işe vermiş insanların daha şüpheci yaklaşmasını beklerdim. Entrikaların dozu da kaçtı bu kitapta. Mahkemenin bitişi ve sorumluların tutuklanması da aceleye gelmiş hissi uyandırdı.

Ama neden bu kitaba 3 değil de 4 yıldız verdim bilmiyorum. Elim gitmedi 3 yıldıza. "Önceki kitapların hatrına" şeklinde bir bahane de uydurabilirim tabii... Hatta uydurdum bile...


March 9, 2013

Ateşle Oynayan Kız (Millennium, #2) - Stieg Larsson

Ateşle Oynayan Kız  (Millennium, #2)Ateşle Oynayan Kız by Stieg Larsson
My rating: 5 of 5 stars

Mikael Blomkvist, crusading journalist and publisher of the magazine Millennium, has decided to run a story that will expose an extensive sex trafficking operation between Eastern Europe and Sweden, implicating well-known and highly placed members of Swedish society, business, and government.

But he has no idea just how explosive the story will be until, on the eve of publication, the two investigating reporters are murdered. And even more shocking for Blomkvist: the fingerprints found on the murder weapon belong to Lisbeth Salander—the troubled, wise-beyond-her-years genius hacker who came to his aid in The Girl with the Dragon Tattoo, and who now becomes the focus and fierce heart of The Girl Who Played with Fire.

As Blomkvist, alone in his belief in Salander’s innocence, plunges into an investigation of the slayings, Salander herself is drawn into a murderous hunt in which she is the prey, and which compels her to revisit her dark past in an effort to settle with it once and for all.

Millennium Üçlemesi için genel yorum.



Ateşle Oynayan Kız

Raiting 5/5

Artık karakterleri tanıdığımız için bu kitap Ejderha Dövmeli Kız'a oranla daha hızlıydı. Bu sefer araştırılan olayın günümüzde geçiyor olması da tempoyu yükseltti. Birkaç bölüm içinde kitap kırılma noktasına ulaştı. Lisbeth'in geçmişiyle ilgili en büyük sırrını ve daha sonra başına gelen olaylar zincirinin arkasını gördük. Kitabın büyük bölümünde ortada gözükmese de bu sefer ana kahraman kendisiydi.

Bu kitabı ilk kitaba oranla daha çok beğendim ama yine de kusursuz değildi. Yine bolca ayrıntılı bir kitap ancak bu ayrıntıların hepsi işimize yaramıyor. Örneğin Erika'nın threesome ilişkilerden hoşlandığını biliyorum ama kitapta bunun devamında gelen, bu ayrıntıyı çok önemli hale getiren hiçbir şey yok. Peki bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak? Okuyucu gerçekten bu ve bunun gibi bir sürü şeyi bilmek zorunda mı? Ayrıca yazarın aynı şeyleri 3-4 karakterin gözünden tekrar tekrar anlatma alışkanlığı da devam ediyor. Bir süre sonra aynı şeyleri okumaktan kitap yorucu hale geliyor.

Ama kesinlike okumaya değer bir devam romanı, bahsettiğim küçük şeyler dışında bir kusur bulamadım. Ama ilk kitap için söylediğim puanlama bu kitap için de geçerli. Eğer buçuklu puan verebiliyor olsaydık muhtemelen bu kitap için de puanım 4.5 olurdu.



March 8, 2013

Ejderha Dövmeli Kız (Millennium, #1) - Stieg Larsson

Ejderha Dövmeli Kız (Millennium, #1)Ejderha Dövmeli Kız by Stieg Larsson
My rating: 5 of 5 stars


Mikael Blomkvist, a once-respected financial journalist, watches his professional life rapidly crumble around him. Prospects appear bleak until an unexpected (and unsettling) offer to resurrect his name is extended by an old-school titan of Swedish industry. The catch—and there’s always a catch—is that Blomkvist must first spend a year researching a mysterious disappearance that has remained unsolved for nearly four decades. With few other options, he accepts and enlists the help of investigator Lisbeth Salander, a misunderstood genius with a cache of authority issues. Little is as it seems in Larsson’s novel, but there is at least one constant: you really don’t want to mess with the girl with the dragon tattoo.

Millennium Üçlemesi için genel yorum.



Ejderha Dövmeli Kız

Raiting 5/5

Kitabın orijinal adı "Män som hatar kvinnor", "kadınlardan nefret eden adamlar" anlamına geliyormuş ki aslında ismin kendisi bile büyük spoiler olmasına rağmen kitabı "Ejderha Dövmeli Kız"dan daha iyi temsil ettiği kesin. Ejderha dövmeli kızımız iki ana karakterden biri olmasına rağmen olayların merkezinde değil zira. Yanlış bilmiyorsam yazarın ölümüyle yarım kalan 4. kitap tamamen Lisbeth karakterine odaklanmış ve ejderha dövmesi de dahil tüm dövmelerin sırrı ortaya çıkıyormuş. Belki "Ejderha Dövmeli Kız" o kitap için daha uygun olabilirdi ama beyefendinin kızarkadaşı ve ailesi arasındaki problemler bitmediği sürece ne kitabın kalanı yazılacak ne de biz Lisbeth'in sırlarına vakıf olacağız.

İsimle çok oyalandım ama başka ne kusur bulabilirim bilemediğimden. Ama şuradan başlayabilirim: Yazar hiçbir şeyi okuyucunun hayal gücüne bırakmıyor, her şeyi en ayrıntılı haliyle önümüze koyuyor. Karakterleri tanıtmaya başladığı andan itibaren, karakterlerin yollarının kesişmesine kadar uzuuun bir yolculuk yapıyoruz. Her ne kadar yazarın tarzı kendini okutsa da bir süre sonra yorucu hale gelmeye başlıyor. 10 sayfa okuyup 100 sayfa okumuş gibi hissettim çoğu zaman. Ama kırılma noktasına geldiğiniz andan itibaren hayatınızdaki her şey ikinci planda kalıyor ve kitabı bitirmeden bırakamıyorsunuz.

Bu kitapla ilgili bir diğer canımı sıkan nokta da karakterler oldu. Mikael Blomkvist biraz fantezi ürünü ve gerçeklikten uzak geldi. Bizde gazeteciler onun kadar cesur olamıyor malum, alışık olmadığım için de olabilir ama kadınlarla ilişkileri, meslek hayatı... ideal erkek yaratayım derken ucunu kaçırmış sanki yazar. Nazar değmesin bir uçan kuş kurtuluyor kendisinden. Birkaç yerde kendisinden "out of shape" diye bahsediliyor demek ki bu işin sırrı fiziki özellikleri değil, ama birlikte olduğu kadınlara entelektüel yanını gösterecek kadar vakit harcamıyor. Bilemedim, şeytan tüyü var herhalde diyerek kapatıyorum konuyu.

Lisbeth'e gelirsek, aynı gerçeklikten uzak olma durumu onun için de geçerli. Karakterle ilgili spoiler vermek istemiyorum. O yüzden kısa keseceğim. Şahsen okuduğum kitaplarda kadın karakterlerin güçlü olması benim için çok büyük bir artı. Başkasına bağımlı, kendi ayakları üzerinde duramayan, kurtarılmaya muhtaç kadın karakterlerden nefret ediyorum. Lisbeth'e ise imrenmemek mümkün değil. Her ne kadar kendimi onun büyüsünden kurtaramamış olsam da, onun durumunda bir kadın için yaptıkları biraz gerçeküstü kalmış.

Bir de ciddi bir polisiye beklerken Cold Case ile karşılaştım ki, sormayın. Ama yukarıda bahsettiklerim dışında kitapta kusur bulamadım ki söylediklerim de beni çok rahatsız etmedi. Ama eğer buçuklu puan verebiliyor olsaydık muhtemelen puanım 4.5 olurdu.


January 9, 2013

The Night Season (Gretchen Lowell, #4) by Chelsea Cain

The Night Season (Gretchen Lowell, #4)The Night Season by Chelsea Cain
My rating: 2 of 5 stars

With the Beauty Killer Gretchen Lowell locked away behind bars once again, Archie Sheridan--a Portland police detective and nearly one of her victims--can finally rest a little easier. Meanwhile, the rest of the city of Portland is in crisis. Heavy rains have flooded the Willamette River, and several people have drowned in the quickly rising waters. Or at least that's what they thought until the medical examiner discovers that the latest victim didn't drown: She was poisoned before she went into the water. Soon after, three of those drownings are also proven to be murders. Portland has a new serial killer on its hands, and Archie and his task force have a new case. 

Reporter Susan Ward is chasing this story of a new serial killer with gusto, but she's also got another lead to follow for an entirely separate mystery: The flooding has unearthed a skeleton, a man who might have died more than sixty years ago, the last time Portland flooded this badly, when the water washed away an entire neighborhood and killed at least fifteen people


With Archie following the bizarre trail of evidence and evil deeds to catch a killer and possibly regain his life, and Susan Ward close behind, Chelsea Cain--one of today's most talented suspense writers--launches the next installment of her bestselling series with an electric thriller.

It was an okay read. I was expecting to see Gretchen a little since its fourth book of "Gretchen Lowell series". But it seems I shouldn't have held my breath for that. I don't know, if I want to read a random detective story, I would do that. This book is really pointless to me. Now I'm waiting for the 5th book but honestly this one made me loose my spirit a little.


November 12, 2012

Beneath the Shadows - Sara Foster

Beneath the ShadowsBeneath the Shadows by Sara Foster
My rating: 3 of 5 stars

When Grace’s husband, Adam, inherits an isolated North Yorkshire cottage, they leave the bustle of London behind to try a new life. A week later, Adam vanishes without a trace, leaving their baby daughter, Millie, in her stroller on the doorstep. The following year, Grace returns to the tiny village on the untamed heath.  Everyone—the police, her parents, even her best friend and younger sister—is convinced that Adam left her. But Grace, unable to let go of her memories of their love and life together, cannot accept this explanation.  She is desperate for answers, but the slumbering, deeply superstitious hamlet is unwilling to give up its secrets. As Grace hunts through forgotten corners of the cottage searching for clues, and digs deeper into the lives of the locals, strange dreams begin to haunt her. Are the villagers hiding something, or is she becoming increasingly paranoid? Only as snowfall threatens to cut her and Millie off from the rest of the world does Grace make a terrible discovery. She has been looking in the wrong place for answers all along, and she and her daughter will be in terrible danger if she cannot get them away in time.

This story is about Grace, who leaves her city life behind and moves to North Yorkshire with her husband and baby daughter. After a week from their transportation, her husband vanishes without a trace and Grace leaves the North Yorkshire with her daughter... A year later, Grace decides to go back to the cottage once again and while she's trying to figure what she should do with the cottage, she's looking for some answers for the reason why her husband left too. And she's starting to hear some local ghost stories...

Despite the modern outlook, Beneath the Shadows has a gothic atmosphere. I liked the setting of the book (isolated English moors), characters were rich and nicely developed. The story itself was very intriguing. It was tense and eerie. But there are some things that really bother me with this book:

- There was so many unanswered questions.

- I was expecting to see stronger paranormal elements.

- The end was a bit unbelievable for me.

But I found this book to be very well written and almost impossible to put down. It was a good read but could have been much better. I enjoyed this book, and will probably read more by this author.


I received an e-galley from the publisher.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...